”Çanakkale’de Maden varsa bu Tüm Millet için bir değerdir.”

TBMM Genel Kurulu’nda CHP’nin, ‘Çanakkale’de faaliyet gösteren termik santrallerin ve maden ocaklarının çevreye ve insan sağlığına etkilerinin’ araştırılması önergesinde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan ”

 Söz konusu maden vesaireyle ilgili bir samimiyet problemi olduğunu düşünüyorum. Şundan dolayı: Bakınız, Troya’dan beri altın madeni konusu o bölgede hep olmuş. Bir değil birden fazla madencilik kolu söz konusu. Bununla ilgili eğer samimi bir yaklaşım olsaydı, her konuyla ilgili gerekli adımlar için talepte bulunulurdu.

Bizler vekiller olarak, tüm bürokrasiyi takip ederek, orada çevreye yanlış yapılmadan, ormana yanlış yapılmadan sanayi yatırımı olmasını, madencilik olmasını istiyor ve destekliyoruz.

Söz konusu yerde ağaç katliamı olduğu iddiasını doğru bulmuyorum. Orada on sene önce verilen bir ÇED raporu var. Alan genişlemiş değil, ağaç sayısının değişmesi ağacın etrafındaki filizlerin büyümesine bağlı bir yaklaşım. Alan, aynı alan. Dolayısıyla, bir yanlış varsa bu yanlışı beraber takip edip durduralım.

Hiç kimsenin avukatı değiliz. Çanakkale’de hiç kimsenin yanlış yapmaması bizim görevimiz. Takip edeceğiz, yanlışa izin vermeyeceğiz ama “senin madenin”, “benim madenim” tarzı bir yaklaşımı, bazı madenlere göz kırpıp bazılarını görmemeyi doğru bulmuyorum.

Çanakkale’de maden varsa bu tüm millet için bir değerdir, uluslararası standartlarda, o şartlarda çıkarılması görevdir, hatta geç kalınmıştır. Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in dünya kadar maden çıkardığı, altın çıkardığı bir dünyada hâlâ biz ithalat aşamasındaysak altınla ilgili bir yanlışımız var.

O yüzden, tarımı kollamak baş tacı görevimiz. Kazdağları bizim Kazdağlarımız, görevimiz ama altındaki madeni uluslararası standartlara uygun olarak çıkarmak da başka bir görevimiz.

İzin verirseniz şunu eklemek istiyorum: Çanakkale’nin hâlâ -özür dileyerek söylüyorum- lağımı boğaza akıyor. Nerede çevreciler? Birçok yerde diğer ilçelerimizde benzer sıkıntılar söz konusu oldu. Nerede bu arkadaşlar

Ak Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu ‘‘ Yapılan her enerji yatırımında, termik santralde ve madencilik faaliyetlerinde çevresel şartlar, mevzuat, ÇED raporları tek tek yerine getiriliyor. Hiç kimse çevre konusunda, ormanlar konusunda bizden hassas olduğunu iddia etmesin.

Dünya kuraklaşmaya başlarken orman varlıklarımızı 15 milyon dekar arttırarak 223 milyon dekara çıkarttık. Ağaçlandırma ve on altı yılda 207 adet içme suyu tesisimizle 2 milyon vatandaşa kaliteli içme suyunu sağlayan, 4 milyar 39 milyon yeni fidan diken ve 30 milyon dekarlık alanı korumaya alan Hükûmetimizdir. Söylem üretirken elinizi vicdanınıza koymanızı ve projelerimizi incelemeden lütfen ezbere konuşmamanızı rica ediyorum.

En çok dile getirilen altın aramaları konusunda, ÇED süreçlerinde, altın arama ve çıkarma çalışmalarında siyanür kullanılması söz konusu değildir. Arama çalışmaları sırasında kullanılan solüsyon su, bentonit ve baritin karıştırılmasıyla oluşturulmuş doğal bir çamurdur. Çıkarma çalışmalarıysa, diğer maden türlerinde olduğu gibi, patlamalı açık ve kapalı ocak işletmeciliği yöntemiyle yapılmaktadır.

Maden arama faaliyetleri ÇED Yönetmeliği’nden muaf tutuluyorken 2009 yılında ÇED Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerle kapsam alanına alındı. Altın madenlerinin aranmasının, üretiminin, termik santrallerinin projelendirilmesinin ÇED süreçlerinde 20’ye yakın kurumun değerlendirme ve inceleme komisyonlarının tek tek değerlendirme ve onayları alınıyor. Onay için müracaat edilen kurumlar listesinin çokluğu hassasiyeti göstermektedir.

Ayrıca, ÇED olumlu kararına esas projenin faaliyete geçmesiyle nihai ÇED raporunda belirtilen önlemlerin alınmadığı ve taahhütlere uyulmadığının tespiti durumunda Çevre Kanunu’nun 20’nci maddesi gereğince gerekli yaptırımlar uygulanmaktadır.

Tüm illerimizde olduğu gibi, destanlar ve şehitler diyarı Çanakkale’mizde tarihi ve doğayı koruyoruz. On yedi yıl önceki Çanakkale ve şimdiki Çanakkale aynı Çanakkale değil.

Çanakkale’de faaliyet gösteren termik santrallerin 5 tanesi çevre izin lisansı almış olup Çan ilçesi Yaya köyü sınırları dâhilinde yer alan Çan 2 termik santrali geçici faaliyet belgesi almış ve çevre lisans süreci başlatılmıştır. Orman Kanunu’nun 16’ncı maddesinde uygulama yönetmeliği kapsamında verilen ön izleme belgeleri, kesin ağaçlandırma arazi ve izin belgeleri alınmaktadır.

Bugün, Çanakkale’nin çevre sorunlarını konuşacaksak sonuna kadar sözde değil eylemde çevreci olmayı savunmamızın samimiyet olduğunu unutmadan, öncelikle Çanakkale merkezde, 10 kilometre ilerisinde, çocuklarımızın denize girdiği Güzelyalı mevkisinde ne yazıktır ki lağım suyunun Çanakkale’de denize döküldüğünü unutmamak gerekir.” ifadelerine yer verdi.