Gelibolu Sualtı Parkı dünya vitrininde, hedef 1 milyar dolar
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu A.Ş. (ÇOK A.Ş.), sualtı kültürel mirasının korunması ve dalış turizmine kazandırılması amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. “Derin Miras” adı verilen proje, dünyanın en prestijli yat ve su sporları fuarlarından biri olan Boot Düsseldorf’ta uluslararası kamuoyuna tanıtıldı.
Proje kapsamında, Çanakkale Boğazı’nda Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan batıkların korunması, bilimsel yöntemlerle sürdürülebilir hale getirilmesi ve dalış turizmine açılması hedefleniyor. Tanıtım toplantısına Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, ÇOK A.Ş. CFO’su Murat Sarıkaya ve Türkiye’nin Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul katıldı. Programda dünyaca ünlü sualtı fotoğrafçısı Alex Dawson da sunum yaptı.
Kaşdemir: “Bu miras insanlığın ortak hafızasıdır”
Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yer alan batıkların yalnızca Türkiye için değil, insanlık tarihi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Kaşdemir, “Derin Miras, sualtı kültürel mirasını bilimsel koruma, çevresel duyarlılık ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle geleceğe taşıyan evrensel bir sorumluluk projesidir” dedi.
Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nın, dünyanın ilk ve tek “1. Dünya Savaşı temalı sualtı parkı” olma özelliğini taşıdığını hatırlatan Kaşdemir, bu adımla birlikte Tarihi Alan’ın dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olma yolunda ilerlediğini ifade etti.
Hedef: Dalış turizminden 1 milyar dolar
Dünya genelinde dalış turizminin yıllık yaklaşık 10 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığına dikkat çekilirken, Gelibolu Sualtı Parkı’nın bu pastadan 1 milyar dolarlık pay almasının hedeflendiği belirtildi. Parkta, aralarında İngiliz donanmasına ait HMS Majestic’in de bulunduğu 22 batık yer alıyor. Toplam 150 kilometrekarelik alan, sportif ve teknik dalış parkurlarıyla ziyaretçilere açılmış durumda.
ÇOK A.Ş.: “Uzun soluklu bir sorumluluk”
ÇOK A.Ş. CFO’su Murat Sarıkaya ise “Derin Miras” projesinin yalnızca bir sponsorluk değil, uzun vadeli bir sahiplenme anlayışının ürünü olduğunu belirtti. Sarıkaya, “Bu projeyle tarihi mirasın korunmasının yanı sıra Çanakkale Boğazı’nın biyolojik çeşitliliğine ve sürdürülebilir turizm potansiyeline katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi.
1915 Çanakkale Köprüsü’nün çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik alanında yüksek standartlara sahip olduğuna dikkat çeken Sarıkaya, bugüne kadar hayata geçirilen yüzlerce çevresel ve sosyal proje sayesinde Birleşmiş Milletler tarafından ödüllendirildiklerini de hatırlattı.
Batıklar katodik koruma ile korunacak
Proje kapsamında batıkların korunmasında “katodik koruma” yöntemi uygulanacak. Bu çevre dostu teknikle batıkların korozyona uğraması engellenecek, ağır metal salınımı azaltılacak ve batıklar yapay resifler oluşturarak deniz yaşamına katkı sağlayacak. Herhangi bir boya ya da fiziksel müdahale yapılmadan, elektrokimyasal yöntemlerle batıkların ömrünün uzatılması hedefleniyor.
Yetkililer, “Derin Miras” projesiyle Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nın önümüzdeki yıllarda dünyanın en önemli dalış merkezlerinden biri haline geleceğini ve bilimsel araştırmalar için de benzersiz bir alan sunacağını ifade ediyor.








