Algı operasyonu, kulis ve dedikodu… Son dönemde kamuoyunun önüne servis edilen birçok iddia, artık basit söylentilerden ibaret değil. Kes–kopyala- yapıştır montajlar, bağlamından koparılmış görüntüler, bal tuzakları, yalan bilgi ve kulisler üzerinden yürütülen bu süreç, doğrudan itibar hedef alan planlı bir algı mekanizmasına dönüşüyor..
Çanakkale’de FETÖ Taktikleri Yeniden Gündemde..
KES–YAPIŞTIR, BAL TUZAĞI, MONTAJ: ALGI OPERASYONLARI NASIL İTİBAR SUİKASTINA DÖNÜŞÜYOR?
Son yıllarda siyaset, bürokrasi ve iş dünyasında giderek yaygınlaşan “kes–kopyala–yapıştır” fotomontajlar, sahte ekran görüntüleri ve yapay zeka destekli içerikler, artık basit bir dezenformasyon aracı değil; doğrudan kişilik, onur ve kurumsal itibara yönelik organize operasyonlar haline gelmiş durumda.
Bu yöntemler yeni değil.
15 Temmuz öncesinde de sonrasında da belirli odaklar tarafından sistematik biçimde kullanılan bu taktikler, terör örgütlerinin klasik algı operasyonu envanterinde yer alan yöntemlerle birebir örtüşüyor.
Amaç açık:
Gerçeği tartışmak değil, algıyı yönetmek.
Delil üretmek değil, şüphe yaratmak.
Hukukla hesaplaşmak değil, itibar infazı yapmak.
BAL TUZAĞI: EN KİRLİ, EN TEHLİKELİ SENARYO
Bu operasyonların en sinsi ayağı ise “bal tuzağı” olarak bilinen yöntemler.
Bal tuzağı nedir?
• Gizli ve yasak ilişki algısı oluşturmak,
• Yapay ilişki ağları üretmek,
• Kurgulanmış temaslar üzerinden kişiyi savunmasız bırakmak,
• Ardından montaj görüntüler, yapay zeka ile üretilmiş ses ve video kayıtlarıyla hedefi köşeye sıkıştırmak.
Bu yöntem, özellikle etik, ahlak ve özel hayat üzerinden yürütüldüğü için en yıkıcı algı operasyonlarından biridir.
Çünkü ahlak suçlaması:
• Hızla yayılır,
• Savunması zordur,
• İzi kolay silinmez,
• Kurumu da kişiyi de aynı anda yaralar.
Bu, eleştiri değil; planlı bir itibarsızlaştırma operasyonudur.
SAHTE GÖRSEL, YAPAY ZEKA, GERÇEK TAHRİBAT
Günümüzde teknoloji, algı operasyonlarının en büyük yardımcısı haline geldi.
Yapay zekâ ile üretilmiş:
• Görüntüler,
• Ses kayıtları,
• Konuşma simülasyonları,
• Mesajlaşma ekranları,
gerçekmiş gibi servis edilerek kamuoyunun önüne sürülüyor.
Çoğu zaman:
• Görseller bilinçli şekilde kırpılıyor,
• Konuşmalar bağlamından koparılıyor,
• Tarih, saat ve muhatap bilgileri bilerek gizleniyor,
• İçerikler psikolojik etki yaratacak zamanlamayla dolaşıma sokuluyor.
Ortaya çıkan şey gerçek değil; kurgulanmış bir senaryo.
Ancak ortaya çıkan zarar gerçek, tahribat kalıcı.
ÇANAKKALE DE BU OPERASYONLARIN DIŞINDA DEĞİL
Bu kirli yöntemler yalnızca ulusal ölçekte değil; Çanakkale gibi siyasi, bürokratik ve ekonomik dengelerin hassas olduğu şehirlerde de devreye sokuluyor.
Karar alanlar,
direnç gösteren bürokratlar,
bağımsız duran siyasetçiler,
kurumsal çizgisinden taviz vermeyen yöneticiler…
Kontrol edilemediklerinde hedef haline getiriliyorlar.
Amaç; hukuki tartışma yürütmek değil, algı yoluyla etkisizleştirmek.
Çanakkale’de de son dönemde fısıltı gazetesi, sosyal medya servisleri ve kimliği belirsiz kaynaklar üzerinden dolaşıma sokulan bazı iddialar, bu büyük tablonun yerel yansımaları olarak okunmalı.
BU BİR UYARIDIR
Toplum artık şunu net biçimde görmek zorunda:
Her ekran görüntüsü kanıt değildir.
Her ses kaydı gerçek olmayabilir.
Her iddia masum niyetle üretilmez.
Bu yöntemler:
• Hukuku baypas eder,
• Vicdanı hedef alır,
• Kurumlara zarar verir,
• Toplumu zehirler.
Ve en tehlikelisi şudur:
Bugün başkasına yapılan bu yöntem, yarın herkesin kapısını da çalabilir.
ALGI OPERASYONLARI NASIL ÇÜRÜTÜLÜYOR, NASIL DEŞİFRE EDİLİYOR?
Bu tür kes–yapıştır montajlar, sahte ekran görüntüleri, yapay zeka üretimi ses ve video kayıtları artık “iz bırakmadan” yapılamıyor. Devletin siber güvenlik ağları, adli bilişim birimleri ve dijital iz takip sistemleri, paylaşılan her içeriğin metadata’sını, piksel tutarsızlıklarını, ses frekans kırılmalarını, yapay zeka üretim izlerini, IP ve zaman damgalarını tek tek ortaya çıkarabiliyor. Kırpılan bir görsel, montajlanan bir yüz, üretilmiş bir ses kaydı ya da sahte bir mesajlaşma ekranı; teknik analizle dakikalar içinde çürütülüyor. Daha da önemlisi, bu içerikleri üreten, yayan ya da bilerek dolaşıma sokanlar, yalnızca “iftira” ile değil; kişilik haklarına saldırı, özel hayatın gizliliğini ihlal, örgütlü algı operasyonu, devletin kurumlarına ve kamu düzenine zarar verme gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya kalıyorlar. Bu süreçlerin sonunda, söz konusu operasyonları yürütenlerin önemli bir kısmı yargı önünde hesap veriyor, ciddi hapis cezalarıyla ve yaptırımlarla yüz yüze kalıyor. Kısacası, bugün klavye başında kurulan her kirli senaryo, yarın devletin kayıtlarında delil olarak karşılarına çıkıyor..
ÇANAKKALE’DEN AÇIK UYARI: BU ŞEHİR ALGI OPERASYONLARINA TESLİM EDİLMEZ
Çanakkale küçük bir şehir olabilir; ama devlet hafızası büyük, takip kapasitesi derindir. Burada servis edilen her sahte ekran görüntüsü, her montaj video, her yapay zeka ürünü ses kaydı ve her bal tuzağı girişimi; “nasıl olsa kimse görmez” rahatlığıyla yapılan bir gaflettir. Çünkü Çanakkale’de atılan her dijital adım, kimin ürettiği, kimin yaydığı, kimin sessizce destek verdiğiyle birlikte kayıt altına alınır. Bu şehirde algı operasyonu yapanlar şunu iyi bilmelidir: Bugün fısıltı gazetesiyle, yarın sosyal medya hesaplarıyla yürütülen her kirli senaryo; yarın devletin önüne bir dosya olarak gider. Ve o dosyalarda yalnızca montajlar değil, niyetler, bağlantılar, zamanlamalar ve hesaplaşma zinciri de yer alır. Çanakkale, kirli oyunların deneme tahtası değildir. Burada itibar suikastı yapanlar, eninde sonunda hukukun soğuk yüzüyle, devletin sert refleksiyle ve ağır bedellerle karşılaşır. Bu bir tehdit değil; yaşanmışlıklarla sabit bir gerçektir.
DİP NOT: Bugün dedikoduyla başlayan, kulisle büyütülen ve algı operasyonuyla servis edilen her iddia; yarın yalnızca bir söylenti olarak kalmayabilir. Çünkü bu yöntemleri bu ülke daha önce gördü, yaşadı ve bedelini ağır ödedi. Montajla, sahte delille, yapay zekayla kurulan her senaryo; bir gün gerçeğin karşısında çöker. Asıl soru şudur: O gün geldiğinde, bu kirli düzenin içerisinde yahut yanında kendilerini nasıl savunacak? Sokağa nasıl çıkacak.. Şimdilik takipte kalın.. Sağlıcakla..








